
Dünyamızda şirketlerin yeni büyüme modellerinden birisi, sosyal sorunlara kafa yorması, kaynak ayırması, desteklemesi ve sürdürülebilir kılmasından geçiyor. Nasıl ki bir iş planınız varsa kurumsal sosyal sorumluluk yani sosyalleşme için de bir planınızın olması gerekiyor.
Aslında sosyalleşme ilk başta şirketlerin imajını kuvvetlendiren bir pozisyon olarak görülmüştü. Sonrasında ise dünya kaynaklarının kullanımlarının hızlanmasıyla, bu kaynakların tükenebileceğini görüldü. Şirketlerde, çalışanlar, müşteriler, yatırımcılar, girişimciler yani tüm paydaşlar, kaynakların etkin kullanılmasına yönelik kökten değişim sürecine başlaması kaçınılmaz olmaya başladı. Dolayısı ile bu kökten değişim yada başka bir değişle dönüşüm sosyal şirket fikrini ortaya çıkarmış oldu. İletişimin ucuzlaması ve güçlenmesiyle tüketim, satış, arz ve talep etkileri de peş zamanlı olarak kuvvetlendi. Tüm bu gelişmeler sonucunda yeni ekonomide büyümek ve iş modellerini sürdürülebilir hale getirmek isteyen şirketler için sosyal şirket olma süreci kaçınılmaz bir hale geldi. Sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirliğin büyümenin önemli faktörlerinden birisi olduğunu anlayan şirketler, fark yaratarak rekabette bir adım önde oluyor.
Sonraki yazılarımda, sosyal şirket konusunu maddeler ve örneklerle anlatmaya çalışacağım.