
Pazarlama ve CRM blog sayfamın Asi Pazarlama Fikirleri kategorisi altında sıra dışı (“sıradışı” şeklinde yazılmıyor, haberiniz olsun) pazarlama fikirlerini sizlerle buluşturmaya çalışıyorum. Bu fikirler genelde küçük ve orta büyüklükteki işletmeler için uygun oluyor ve çok çok düşük bütçelerle marka bilinirliğini, dolaylı yoldan da satışları artırmaya yönelik uygulanabilir oluyor. Yemeksepeti Joker İndirimiyle Pazarlama, InstaChat Uygulamasıyla Sıra Dışı Pazarlama, Tinder Uygulamasıyla Lokasyon Bazlı Gerilla Pazarlama, LinkedIn’de Sahte Profille Unethical Marketing (Etik Dışı Pazarlama) bu kategoride yazdığım yazılardan bazıları, bu yazıyla beraber onlara da göz atmanızı öneririm.
Hadi girizgahı uzun tutma konuya gel diyorsanız da, bugün LinkedIn’de Sahte Profille Unethical Marketing (Etik Dışı Pazarlama) yazısına benzer bir yazıyla fikirlerimi sunacağım. LinkedIn’deki timeline’ımda en çok yorumlanan ve beğenilenler arasında açık ara iki tarzın ön plana çıktığını görüyorum. Bunlardan ilki, markayla ilgili herkesin yorum yapabileceği bir konuda bilgi danışma ve diğeriyse yine çoğunun kişinin işine yarayacak, zamanını/parasını kurtaracak bir bilgiyi, dökümanı, know-how’ı paylaşmak.
Yukarıdaki iki türün ilkine örnek vererek detaya inmek istiyorum. Bir start-up’ınız var diyelim. Yeni bir işte, sektördesiniz her şey güzel gidiyor fakat “keşke daha fazla kişi bizim ne yaptığımızla ilgili fikir sahibi olsa, marka bilinirliğimiz artsa” diyorsunuz. İşte özellikle B2B’de (business to business – firmadan firmaya ticaret) faaliyet gösteriyorsanız bu yöntem tam size göre: LinkedIn’den bir ileti paylaşın ve markanızla ilgili bir soru sorun ya da seçenekler verip insanların görüş sunmasını sağlayın. Bir nevi anket yapın yani.
“Yeni logumuz hangisi olsun?” diye soru sorun, 4 tane de seçeneği basın mesela. Tabii logonuzu burada çok klas, sanatsal bir şey yapmaya uğraşmayın. Basit olsun ve ne yaptığınızı anlatsın. Örneğin; “Uzman Danışmanlık” firmanın ismi altında da “KOBİ – CRM Çözüm Ortağınız” gibi bir ifade olsun. 4 ayrı stilde bu ifadeler vurgulanmış olmalı pek tabii ki. Yani logoları gören bir insan bu şirketin ne yaptığıyla ilgili bir fikir sahibi kolayca olabiliyor olmalı. Yarın bir gün bu tarzda bir ihtiyacı olursa da bilin bakalım aklına kim gelecek? Tabii ki de siz. Bir nevi illuminati hesabı subliminal mesaj çakmış olacaksınız.
Logodan farklı olarak ne yapabilirsiniz diye bir düşünün derim. Stand şekli olabilir, web sitesi dizaynı olabilir, broşürler olabilir fark etmez yeter ki insanların görüş belirtebileceği sadelikte olsun ve görüş belirtmese de gören kişinin aklında mesajınız kalsın. Bu arada, LinkedIn’de ilk iletiyi çıktıktan sonra ilgi düşükse eşe dosta yorum yaptırıp beğendirtin. Özel mesajla kontakta olduğunuz kişilerden yorum da rica edebilirsiniz zaten bir noktadan sonra beğeni/yorum sayısı çığ gibi büyüyecektir.
LinkedIn’de uygulayabileceğiniz diğer bir taktik(çakallık) ise biraz daha kişisel bilinirliğinizi artırmaya yönelik. Profesyonellerin fikrini sorduğunuz paylaşımlar kadar popüler diğer bir paylaşım türüyse onlara excel, powerpoint dosyaları yollamanız. “Bilmemkimlerin işine yarayacak 50 excel formülü”, “her danışmanın sahip olması gereken 20 powerpoint taslağı”, “satışçıların işini kolaylaştıracak 60 tane bilmemne” tarzı paylaşımlar sıklıkla yorum alıyor. Burada tabii ki call to action vermeniz gerekiyor. Yani “50 excel formülünü mail adresini yorum olarak atanlara yollayabilirim” gibilerinden bir ifadeyle kişileri yorum atmaya itmelisiniz. Burada kendi sektörünüzü ilgilendirecek paylaşımlarda bulunabilirseniz çok daha mantıklı olur. Örneğin, sizin muhattabınız bir şirketin IT Müdürleriyse onların ilgisini çekecek, onların yorumlayacağı paylaşımlarda bulunmalısınız.
Burada bir hatırlatma yapmakta fayda var. LinkedIn’deki beğeni ve yorumların önemi şu açıdan kritik; eğer bir kişi popüler bir iletiyi yorumlar ya da beğenirse onun kontakta olduğu kişilerine timeline’ına bu düşüyor ve onları da yoruma/beğeniye teşvik ediyor. Bu açıdan çığ etkisiyle gösterim artırma LinkedIn’de çok kolay. Örneğin benim bazı yazılarım LinkedIn’de bir, iki beğenide kalıyor. Eğer “evergreen” bir yazıysa bu yazıyı 1-2 ay sonra tekrar paylaşıyorum bu sefer 50-60 beğeniye kadar çıkabiliyor hatta bir yazım 300 beğeniyi görmüştü. Buradaki mantık; yazı belli bir beğeni sayısına ulaştıktan sonra gösterimi çok artıyor ve beğenme sayısı birden hızla artıyor. Yani 1-10 arası beğeni almak 10 üzerinden 9 zorsa 100 beğeniden 200 beğeniye çıkmak 10 üzerinden 3-4 zorlukta oluyor. Bundan dolayıdır ki LinkedIn virale düşme anlamında çok daha mantıklı bir platform.
Kendi çapımda taktikler benden uygulaması sizden. Üşenmeyin küçük müdahalelerle, cebinizden beş kuruş çıkmadan birçok pazarlama aktivitesi gerçekleştirebilirsiniz, yeter ki isteyin.